‘İRAN’IN YAŞADIĞI ŞEYİN ADI KAYNAK LANETİ’
Doğal kaynak bakımından zengin topraklara sahip olan yönetimlerin birçok defa dış müdahaleye uğradığını dile getiren Bozkurt, İran’ın yaşadığı süreci “Buna sosyal bilimlerde ‘kaynak laneti’ denir ve İran’ın şu an yaşadığı şey de budur. Bütün dünyada petrol gibi kıymetli kaynaklara sahip olan muhtelif rejimler her zaman dış müdahalelere uğruyorlar ve bunun sonucunda buralarda ‘kukla rejimler’ kuruluyor. Bunu Pehlevilerin ikinci dönemi gibi düşünebiliriz. Bu rejimler bir süre sonra halkta bir tepki uyandırıyor ve bir devrim yaşanıyor. Bunun sonucunda kaynaklar millileştiriliyor. Bu defa o ülkeler ambargoya uğruyorlar ve uluslararası camiadan dışlanıyorlar. Bu dışlama ve ambargo o ülkelerde yolsuzluğu artırıyor ve iş kollarını azaltıyor. Bütün ekonomi bu kaynağa yönelmeye başlıyor ve buradan kaynaklanan zenginlik sadece askere ve polise veriliyor, çünkü başka bir iş kolu oluşturulamıyor. Yani milyonlarca asker ve polisiniz oluyor. Bu da hâliyle despotizmi beraberinde getiriyor” şeklinde anlattı.
Bayramda telefonunu açmayan öğretmene veliden 400 bin TL baskısı! ‘4-5 veli şikâyet ederse işsiziz’
“Bugün liberal demokrat kamuoyu, despotizmi ya da baskıcılığı bir takım arızalı insanların yaptıkları üzerinden yorumluyor; oysa bu durum temelde hem kaynak sömürüsüne dayanan hem de kapitalist ve emperyalist ilişkilere dayanan bir çıktı. Bunu böyle değerlendirmek lazım. Bu olumsuz bir şey ancak bütün bir hikâyeyi baskıcılık ve despotizm üzerinden okumanın bugünü anlamamak olduğuna inanıyorum” diyen Bozkurt, “Mevcut İran rejiminin modernleşme adımlarından bahsettiğimde insanlar şaşırıyorlar ancak bundan kastım her şeyin başında altyapı imkânlarına ulaşmak. Bugün İran toplumu 1979’dan çok daha modern. Ülkenin gençleri dünyayı çok daha fazla takip ediyor çünkü daha fazla iletişim imkânları var. Dedeleri ve babaları Molla rejimini tesis eden gençler artık bu dünyadaki eğlence biçimlerine ve giyim tarzlarına entegre olmuş hâlde. Bu, İran diasporasından farklı bir durum çünkü bu insanlar doğal olarak bu değişim sürecinin içine girdiler ve İran dönüşüyor. Böyle bir durumun önünde hiçbir şey duramaz. İran rejimi de duramaz, toplum değişiyor. Mesela başörtü konusundaki sert tutum son zamanlarda gevşedi. Tahran metrosuna baktığınız zaman başı açık ve başı kapalı insanlar bir arada geziyorlar. Bu bir dönüşümün sembolüdür. Ama siz buna dışarıdan müdahale ederseniz bunu zorlaştırırsınız. Ayrıca bu müdahalenin İran’ın rejimiyle hiçbir alakası da yoktur. Dünyada İran rejiminden çok daha beter rejimler var olmuştur ve vardır. Ancak ABD ve İsrail gibi güçlerin çıkarlarına uygun hareket ettiği zaman kimse bunlara müdahale etmemiştir. Dahası bir ülkedeki rejimin demokratik olup olmayacağını tayin edecek güç ABD değildir. ABD’nin hâlihazırda oldukça köktenci bir başkanı var ve emrindeki ICE isimli paramiliter yapı sokaklarda insanları öldürüyor. Bu açıdan bakarsak son söz olarak esprili bir bitiriş yapalım: Uluslararası güçlerden baskıcı ABD rejimine müdahale etmelerini insaniyet namına bekliyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.