Eli kolu bağlı
Ben bu satırları yazarken Trump’ın İran’a verdiği mühlet halihazırda iki kez uzatılmış ve bitmesine saatler kalmış durumda.
Hatta İran’ı medeniyet olarak tarihten silmekle tehdit etti.
Fakat siz bu satırları okurken sadece üç ihtimalden biri gerçekleşmiş olabilir.
* Trump kamuoyuna yine bir “İran yalvardı ben de süreyi uzattım” iddiası salabilir.
* Gerçekten bir anlaşma olur.
* İran’ın sivil altyapısı darmadağın edilmiş olur.
Şöyle bir ihtimallere baktığımızda gördüğümüz şey çok açık değil mi sizce de?
Trump...
* Ya tükürdüğünü 3’üncü kez yalayacak.
* Ya İran’ın güçlü şartlarına boyun eğecek.
* Ya da dünyayı geri döndürülemez cehennemin daha da dibine itecek.
Hangi strateji, hangi planlama, hangi deha bir ABD başkanını böylesine köşeye sıkıştırabilir ki?
Ya da bu üçünden hiçbirinin bu süreçte rol oynamaması mı desek?
Trump’ın savaşının işleri getirdiği noktada İran ölümle burun burunayken kabul edemeyeceği birkaç şey var...
1. İran, durup dururken ateşkesi kabul edemez.
2. İran, durup dururken Hürmüz’ü açamaz.
3. İran, hiçbir taviz almadan Trump ile masaya oturamaz.
4. İran, dini lideri ve neredeyse tüm üst düzey kadrosu öldürülmüşken, her gün vatandaşlarının tepesine bombalar yağıyorken Trump’a karşı taviz veremez.
Özellikle Hürmüz meselesinin biraz üzerine gitmek istiyorum.
Ezelden beri İran rejimine yapılacak bir saldırıda rejimin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya geldiğinde Hürmüz kartını oynayacağını Washington’daki çırak analistler bile biliyordu.
İşler bu noktaya geldikten, Hürmüz kapatıldıktan, İran dünyanın en kritik taşımacılık yollarından birinde ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu gördükten sonra eskiye dönüş olur mu hiç?
Peki daha bundan bir buçuk ay önce ABD’nin en sadık Arap müttefiklerinin milyarlarca doları her gün buradan sorunsuz akıp gidiyorken, bu ülkeler İran hegemonyasını kabul edebilir mi?
Peki süper güç statüsünün büyük bölümünü petro-dolar sistemine borçlu olan ABD, İran’ın Hürmüz’den gelen geçen tüm gemilere haraç gibi ek ücret kesmesini
kabul edebilir mi?
Dünyanın en önemli su yollarından birini İran’a bırakabilir mi?
En can alıcı soruyla devam edelim:
Ya İran’a diz çöktürmekten ya da Hürmüz’ü İran’a bırakmaktan başka çare kalmış mıdır?
Trump, hem Pandora’nın kutusunu kendi elleriyle açmış hem de sebep olduğu savaş statükosunun esiri olmuştur.
Taş Devri tehditleri de, elektrik santralleri ve köprüleri yok etme tehditleri de, İran’ı yeryüzünden silme tehditleri de rejime geri adım attırmayacaktır.
Çünkü rejimin bir gözü ölüme bir gözü direnişe bakıyorken ölümü seçme şansı kalmamıştır.
Rezil olarak bu işi sonuçlandırmak da Trump’ın varoluş sebebine aykırıdır.
İşte tam da bu sebeple siz bu satırları okurken bana en yakın gelen ihtimal, en dillendirmek istemediğim ihtimaldir.
Bana kalırsa işimiz duaya kalmış halde.
O zaman bana da bir inşallah ile bitirmek düşer.🤫