''YEREL YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ
YEREL yönetimler demokrasinin beşiği olarak kabul edilmiştir. Kanunla kurulmuş, yasası, mevzuatı olan belediyeler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e hep var olmuşlardır. Temizlikten suya, imardan asfalta birçok hizmet görev alanı içindedir. Ülkemizde klasik hizmetler dışında çağın gerektirdiği sosyal belediyecilik de bir hizmet olarak sunuluyor. Hani deniyor ya insana dokunan kazanır. Bu aslında içinde mecaz bir anlam barındırır. Git elinle dokun demiyor. Ona sunacağın hizmetle dokun diyor. Belediyeler dün de bugün de yarın da hesap verebilir, şeffaf ve sorumluluk bilinci içinde iş yapıyorsa başarılı oluyor.
Hangi siyasi partinin belediyesi olursa olsun. Bu bilinçle hareket ederse başarı da gözle görülüyor. Seçmen bir arz talep dengesi içinde hizmet ister. Hizmet tarafsız ve objektif kriterler gözetilerek sokağa, caddeye ve mahalleye ulaşıyorsa memnuniyet ve başarı hemen geliyor.
Belediye Londra’da var, Paris’te, New York’ta da var. Buralarda AB kriterleri her belediyeyi hem ekonomik hem yasal olarak destekler durumda. Hizmetlerin halka sunumunun da birçok tarzı var. Hizmet önce insan sloganı ile yurttaşa soruluyor. Belediye meclisleri bir ‘think tank’ düşünce topluluğu kuruluşu gibi çalışır. Yerel yönetimlerin Cumhuriyet dönemi büyük bir başarıdır. Ankara’nın ilk imarı, Jansen planı ile her yerin planlanması Ankara’ya Elmadağ’dan su getirilmesi, 19 Mayıs Stadyumu’nun yapımı, şehrin mahalleleri, tren yolları... Gençlik Parkı ve CSO binası... Sıhhıye’den sonraki imara ve yapılaşmaya dikkatli bakın ve inceleyin hepsinin öyküsü var, kahramanı var, zamanı var, insan üstü bir başarı hikâyesi. Zaman müziği değiştirdi, dansı değiştirdi, siyaseti değiştirdi tamam. Ama içinde ufacık bir kırıntı olarak bile Cumhuriyet’in yerel yönetim başarısını barındırmayan yerel yönetim başarılı sayılmaz.'' Umut ÖZKAN