"Yeşilliği Antalya'da üretip sevk etmenize gerek kalmadan İstanbul'da yapabiliyorsunuz"
Burada üretilen ürünlerin piyasaya arz edildiğini, market, restoran ve otellere gönderildiğini aktaran Aşan, şunları kaydetti:
"Bu yaptığımız üretim metodunun birçok avantajı var. Birincisi, pestisit içermiyor, kontrollü ortam olduğu için zirai ilaç kullanmıyoruz. İkincisi, taze ve besin değeri yüksek ürünleri şehrin merkezinde lojistik maliyeti olmaksızın üretebiliyoruz. Yani siz bir yeşilliği Antalya'da üretip İstanbul'a sevk etmenize gerek kalmadan, kent tarımı kapsamında İstanbul'da yapabiliyorsunuz. Daha az su kullanıyoruz. Tarlada 1 kilogram marulu yetiştirmek için 250 litre su harcanıyor. Tam otomasyon seralarda bu 20 litreye düşüyor. Bizim kullandığımız su, sirküle ettiğimiz sistemlerde 1 litreye düşüyor. Yani 1 kilogram ürünü 250'de 1 oranında su kullanarak üretebiliyoruz. Bu da yüzde 99,6 su tasarrufu sağlıyor."
Aşan, tesiste 3 üretim ünitesi ve 1 fide odası bulunduğunu belirterek, "Burada toplam 300 metrekare alanda, 20 bin metrekare tarlada yapılan üretime eş değer üretim yapıyoruz. 300 metrekare ile 20 bin metrekareyi karşılaştırdığımızda ciddi bir verimlilik avantajımız oluyor. Bunu sağlayan, katlı ve dikey alanlar kullanmamız sayesinde birim alandan maksimum verim elde etmemizdir. İklimi kontrol edebiliyor, 12 ay boyunca üretim yapabiliyoruz. Ticari olarak 365 gün tarımda normalde veremeyeceğiniz taahhütleri verme şansı sağlıyor. Yani belirli bir dönemde belirli miktarda ürünü üretip sevk etme taahhüdü verebiliyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Yapılan uygulamanın sonucunda üründen alınacak verimin baştan belli olduğuna ve iklim şartlarına bağlı olmadığına işaret eden Aşan, "Herhangi bir hastalık riski yok. Kuraklık ve dolu gibi iklimsel hiçbir riske tabi değilsiniz. Yani her şey doğru yapıldığı takdirde burada günün sonunda alacağınız verimlilik, ürün miktarı ve kalite belli. En büyük avantajlarından biri bu." dedi.
Aşan, dikey tarım ile tarlada yapılan tarım arasındaki farklarla ilgili, "Tarlada birçok işçinin çalışması gerekiyor. Biz burada yaklaşık 300 metrekarelik üretim alanını 3 kişiyle idare ediyoruz. İtalyan fesleğeni ürettiğimiz ürünlerden biri. Ondan örnek vermek gerekirse, bu ürünün tarladaki üretim süresi 75 ila 90 gün. Biz burada 22 günde aynı biyokütle ve verimliliğe ulaşabiliyoruz." açıklamasında bulundu.