MEKÂNIN SAHİBİ
BU hafta Kral Charles’ın ziyaretini takip ettim.
İngiliz Kralı ve bizim buraların kralı nasıl geçinecek en merak ettiğim oydu.
Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hakan “Kralcı mıyım, Trumpçı mıyım” diye sorup; “Sinsi Charles’tansa güm güm konuşan Trump yeğdir” demiş.
Yıllardır her gün saatlerce Trump’a maruz kaldığımdan mıdır nedir...
Kral Charles’ın sinsi ve ince dokundurmaları, taşı gediğine nazikçe koyması ve “mekânın sahibi benim” demesi karşısında ben Charles’ı daha etkileyici buldum.
- Trump’ın Beyaz Saray’ın doğu kanadını yıktırmasına dokundurup “Biz İngilizler de 1814’te kendi emlak düzenlememizi denedik” demesine güldüm.
- Kerli ferli Kongre üyelerinin önünde “250 yıl önce, ya da biz Birleşik Krallık’ta şöyle deriz, daha geçen gün” diyerek ABD’lilere “dünkü çocuksunuz” demesine liseli ergenler gibi ekran başında “ooo” çektim.
- Trump’a taş atıp “güçler ayrılığından” bahsetmesinde muzipçe bir gerildim.
- Kral’ın “Kanada benim olacak, bineceğim üstüne” diye bir yıldır dalga geçen Trump’a dönüp “Bu yaz Dünya Kupası ABD ve Kanada’da. İkimiz de ev sahibiyiz” demesini fena zehir bir kafa olarak gördüm.
- Avrupalılara habire “biz olmasak Almanca konuşurdunuz” diyen Trump’a “Asıl biz olmasak sen Fransızca konuşurdun” demesine bayağı bir kahkaha attım.
Şimdi soruyorum...
Her Allah’ın günü bam güm Trump’a maruz kalmışken iki günlüğüne İngiliz tarzı devlet adamı gibi inceden laf sokma görünce dünyamız değişmiş.
Haksız mıyım?🙄