Venedik’te geleceğin dizilerini izledim
VENEDİK’te Teatro La Fenice’in o büyüleyen salonunda film ve eğlence dünyasının yön değiştirdiğini düşündüren ilginç bir fikirle karşılaştım.
Bir süredir hepimizin elinde aynı sahne var; telefon ekranı...
Eskiden hikâyeler sinema salonlarında başlar, televizyon ekranlarında büyürdü. Şimdi ise cebimizde, iki dakikalık bir akışın içine sığıyor. Ve galiba mesele sadece ekranın küçülmesi değil; hikâye anlatma biçiminin de değişmesi.
Bir soru dolaşıyor zihnimde.
Markalar artık nerede yaşıyor? Bir reklam kuşağında mı? Bir billboard’da mı?
Yoksa elimizden düşürmediğimiz o dikey ekranın içinde mi?
Venedik’te konuştuğum İlkin Kavukcu; bu soruya erken cevap vermeye çalışan bir girişimci.
Kurduğu İki Dakika Creative House, Türkiye’de yalnızca dikey ekran için profesyonel içerik üreten ilk dizi stüdyolarından biri. İnsanlar artık uzun uzun izlemiyor; hızlı ama duygu taşıyan hikâyeler arıyor.
Bir yıldan kısa sürede üç farklı yapım üretmişler. “Yeni Nesil Aile”, “Semt Çocuğu” ve “NKBİ–Ne Ki Benden İstediğin” 650 milyon görüntülenme, 37 milyon tekil kullanıcı, 6.2 milyonu aşkın beğeni almış.
Ama asıl mesele rakam değil.
Biz ekranı çevirmedik; ekran bizi çevirdi.
Ve galiba pazarlama dünyası da bunun farkına yeni varıyor.
Bu yeni fikrin kurucusu İlkin Kavukcu; dikey ekranı yeni nesil marka deneyiminin sahnesi olarak görüyor. Bu dönüşüm, markalara görünürlük kadar anlamlı bağ kurma fırsatı da sunacak.🤨