GENÇLER İÇİN SAĞLIK BAŞARININ ÖNÜNDE GELDİ
SUSAM Bülten’de okudum.
Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki gençler nüfusun yaklaşık yüzde 15’ini, yani 12.7 milyonunu oluşturuyor. Genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise zaman içinde geriliyor.
2014’te yüzde 16.5 olan genç nüfus oranı 2025’te 14.8’e düşerken, 2050 projeksiyonunda 9.7’ye kadar gerilemesi bekleniyor.
15-24 yaş grubunda yaklaşık her 14 gençten biri iller arasında göç ediyor. Gençlerin göç etme nedenlerinde ilk sırada eğitim yer alıyor; yüzde 48.7’si eğitim nedeniyle göç ediyor. Bu oran kadınlarda yüzde 52.9’a çıkarken erkeklerde 42.9. İkinci sırada ise iş bulmak veya işe başlamak geliyor; bu nedenle göç eden gençlerin oranı yüzde 11.1.
Genç kadınlara ilişkin şiddet verileri, toplumsal kırılganlığın en ciddi boyutlarından birini ortaya koyuyor. Son 12 ayda 15-24 yaş grubundaki kadınlar tüm şiddet türlerinde diğer yaş gruplarından daha yüksek oranlarda şiddete maruz bırakılmış durumda. Bu yaş grubunda psikolojik şiddet oranı yüzde 15.2; dijital şiddet 7.3, ısrarlı takip 5.8, ekonomik şiddet 4.6, fiziksel şiddet 3.8, cinsel şiddet ise 1.8.
Bunlar istatistiklere yansıyanlar.
Aile ve mahalle baskısını, mimlenme korkusunu, suçlanma endişesini de unutmamak gerekir.
Yani gerçekler çok daha farklı olabilir.
18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 54.4’ü kendini mutlu, 33.7’si orta, 11.9’u ise mutsuz olarak tanımlıyor.
Gençleri en çok mutlu eden başlık ise sağlık oldu; toplamda yüzde 38.8 ile ilk sırada. Bunu başarı 22.8, para 16.6, sevgi 16.3 ve iş 5.5 izliyor.
Susam Bülten’in uzmanlarının notu şöyle...
“Genç nüfusun toplam nüfus içindeki payı azalırken, gençliğin taşıdığı toplumsal yük hafiflemiyor. Eğitim için göç eden, işgücü piyasasına eşitsiz koşullarda giren, önemli bir bölümü ne eğitimde, ne istihdamda kalan, genç kadınlar özelinde ise şiddetin farklı biçimlerine daha fazla maruz bırakılan bir gençlik tablosu var.”
Bir ülkenin geleceği sadece kaç genci olduğu ile ölçülmez.
Asıl mesele, o gençlerin kendini güvende hisseden, fikrinin duyulduğuna inanan, hayal kurmaktan vazgeçmeyen gençlerimizin olmasıdır