Emina Jahovic - Mustafa Sandal
AŞK BAZEN 30 KEDİ VE 1 KEÇİYE YER AÇMAKTIR
BAZI evlerde “misafir odası” vardır.
Bazılarında kedi bazılarında köpek ve hatta bazılarında da keçi odası.
Ferhat Göçer ile Ömür Gedik’in birkaç gündür medya üzerinden dönen tatlı atışmalarını bayılarak izliyorum.
Konuyu bilmeyenler için minik bir tekrar: Ömür Gedik bir röportajında
“5 sene önce Ferhat’la tartışmıştık ve kedilerimi alıp kendi evime geçtim” dedi.
Bir evde kaç kedi olabilir ki?
Hadi bir, bilemedin iki ya da üç.
Tam 30 kedisi varmış Ömür’ün. Tabii şunu da unutmayalım canım arkadaşım, sadece bir hayvansever değil, hayvan hakları için uzun yıllardır mücadele eden de biri. Dolayısıyla Boğaz’a nazır villayı “kedi evine” dönüştürdü diye tatlı tatlı sitem etmiş Ferhat Göçer ve hatta eklemiş: “Bazen evde ikinci sınıf muamele görüyorum.”
Açık söyleyeyim, ben Ömür Gedik’in “kavga edince kedilerimi alıp kendi evime geçtim” açıklamasına koptum. Zira gözümün önüne gelen sahne inanılmaz.
Ömür Gedik - Ferhat Göçer
Boğaz’da lüks bir yalı...
Kapı açılıyor...
Ve arkada tek sıra halinde ilerleyen 30 kedi...
“Yürüyün Tellioğulları... Gidiyoruz!”
Peki Gedik- Göçer atışması burada bitmiş mi? Hayır.
Çünkü Ömür şimdi de eve sokakta bulduğu bir keçiyi almış.
Yalnız “komik” gibi görünen bu hikâyenin altında bana göre romantik bir hikâye var.
Trafikte, sokakta hatta aynı evde insanlar daha birbirine tahammül edemezken, birileri hâlâ sokaktan hayvan kurtarıp, aynı çatının altına “can” diye yer açıyor.
Kolay iş değil.
Tüyü var.
Mama masrafı var.
Veteriner faturası var.
Tatil planının iptali var.
Koltukların kaderine razı olmak var.
O yüzden Ferhat Göçer’in hafif isyan dolu “S...tık! Keçi de geldi” cümlesi aslında memleketin en romantik cümlelerinden biri olabilir.
Çünkü bazı insanlar sevgilisine çiçek alır.
Bazıları ise onun sahiplendiği 30 kedi ve bir keçi ile yaşamayı öğrenir.
Belki aşk biraz da budur.
Kusursuz bir hayat değil, birlikte delirebileceğin bir düzen kurmak.