ŞEHRİN SORUNLARINA ÇÖZÜMLER
Okuldan 1961 yılında mezun olurken mimarlığı da geride bırakıp, kendi deyimiyle ‘şehir planlaması kafası’na geçiyor. Yeni kurulmuş İmar ve İskan Bakanlığı’nda işe başlıyor. Buradaki çalışmaları sırasında şehrin sorunlarını çözmek için bölge düzeyine çıkmak gerektiğini fark ediyor. Doğu Marmara ve Zonguldak Projesi üzerine çalıştıktan sonra Birleşmiş Milletler bursuyla MIT Üniversitesi’nde yüksek lisans yapıyor. 1968’den itibaren uzun yıllar Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) Sosyal Planlama Dairesi’nde çalışıyor; tarımın modernleşmesi, kırsal kesimin şehirleşmesi gibi konular üzerine projeler üretiyor.
HİZİPÇİLİK 1970’TEN BERİ VAR
Örgütlenme nasıl yapılır? Gülöksüz: “Bizde parti üç yıl kapalı kaldığı için her tarafa üçer kişilik heyetler gönderdik. Her yerde eski partili insanlar vardır; bu kişiler partinin kamuoyu oluşturucusu ve köşe taşlarıdır. Mahalledekiler, ‘Buna ne diyorsun? diye onlara sorarlar. Bizim 1980 darbesi ile kapatılan CHP’den, Erdal İnönü öncülüğünde 1983’te yeni bir parti örgütleme deneyimimiz farklıdır. CHP, 1970 ortalarına kadar ciddi bir partiydi. Ufak ilçe kongreleri günler sürerdi; her mesele konuşulup delegeler kurultaya öyle gönderilirdi. İlk hizipçi Bülent Ecevit’tir; ‘ortanın solu’ söylemi üzerinden örgüt içinde bir örgüt oluşturarak kurultayı kazandı. Sonra devamı geldi ve partiyi güve yemiş gibi delik deşik etti. Bugün de devam eden odur. Biz 1999’da Tarhan Erdem ve Altan Öymen ile bu yapıyı değiştirmeye çalışmıştık.”