Bu ne yaman çelişki!
Anthropic’in CEO’su Amodei’nin bu çıkışını destekleyen en güçlü argümanı, aynı zamanda muazzam bir PR faaliyeti olarak kayda geçti: Mayıs 2026 itibariyle Anthropic’in yazılım veritabanına eklenen kodlar artık yüzde 70-90 aralığında Claude tarafından yazı-
lıyor. Yani Claude kendi kendini yenileyen bir yazılım robotuna dönüşmek üzere. OpenAI aynı şekil-
de yüzde 80 seviyelerinde, Gemini ise yüzde 75 oranında kendi kodunu kendisi yazıyor. Hızlanmaysa çarpıcı düzeyde çünkü 2025 başında bu oranlar yüzde 20-25 civarlarındaydı. Yapay zekâyı bilimkurgu filmlerindeki gibi kendi başına kararlar veren bir varlık olarak görmeye giderek ısınıyoruz. Peki, ‘Terminator’, ‘I-Robot’, ‘Transandance’, ‘Matrix’ gibi filmlerden hatırladığımız, yapay zekânın özerkliğini ilan edip insanlığı köle haline getirdiği distopik bir gelecek ihtimali olabilir mi? Paralel bir evrende belki, fakat bizim realitemizde sorun yapay zekânın ‘kötü birine’ dönüşmesi değil, çok hızlı hale gelmesi. İnsan medeniyetinin yapısal kurumları, altyapı şebekeleri, iş döngüleri, yaşam akışı belirli bir hızda ilerliyor. Sistemlerin çok hızlı biçimde yapay zekâya teslim edilmesi
‘Kontrolsüz güç, güç değildir’ sözünü akıllara getiriyor.
Anthropic’in CEO’sunun ‘küresel ölçekte yapay zekâyı duraklatma’ çağrısından sadece 4 gün sonra, yeni ve en güçlü modeli Fable 5’ı kullanıma açmasıda tartışmaları beraberinde getirdi. Üstelik bunun yapay zekânın en tehlikeli hali olarak nitelendirilen Mythos modelinin ‘kısıtlanmış sürümü’ olduğu bilindiği halde... Dünyadaki bütün siber güvenlik sistemlerini alt edebileceği söylenen Mythos’a erişim sınırlı sayıda Amerikan şirketine sunulmuştu. Anthropic
dünyanın bu teknolojiden geri kalmaması için Fable 5’ı piyasaya sürdü. Ancak arası Anthropic’le gergin olan hükümet Fable 5’ın ‘jailbreak’ yöntemiyle kırılabileceği (ve Mythos’a dönüşebileceği) iddiası üzerine Ticaret Bakanlığı resmi bir genelge yayımladı ve Fable 5 üç gün içinde kullanımdan kaldırıldı.
Diğer yandan Anthropic, 2023’te yayımladığı, işlerin çığırından çıkmasını önlemeyi amaçlayan Sorumlu Ölçekleme Politikası’na (Responsible Scaling Policy-RSP) bağlayıcı taahhüt içeren bir madde koymuştu: Şirket güvenlik önlemlerinin yeterliliğini garanti edemiyorsa gelişimi durduracaktı. Ancak Şubat 2026’da Anthropic, RSP 3.0 güncellemesiyle bu maddeyi tedavülden kaldırdı. Gerekçe olaraksa rekabeti gösterdi...
‘Çin öne geçerse...’
ABD’li şirketlerin kendi aralarındaki etik tartışmalarını aşan en güçlü argümansa kendileri frene bassa bile Çin’in asla hız kesmeyeceği. Olaya bu yönden bakınca aklıma Soğuk Savaş döneminde ABD ve Rusya arasındaki nükleer silahlanma yarışı geliyor. “Birimiz durursa öbürü ileri geçer, o yüzden duramayız” diyen taraflar silah üretmeye devam etti. Ancak
iki taraf da birbirini yeryüzünden silebilecek seviyeye ulaşınca karşılıklı yıkım tehdidi caydırıcılık yarattı. Sonuçta nükleer yarışın bir freni vardı. Fakat yapay zekâ yarışında kimin gerçekten önde olduğunu ve bir sonraki hamle için ne planladığını bilebilmek belki hiçbir zaman mümkün olmayacak.