ORTAKLIKLAR ARTIYOR
MESELA Baykar’ın İtalyan Leonardo ile İHA geliştirilmesi, yine Baykar’ın gözlem, navigasyon ve zaman senkronizasyonu alanında teknolojiler sunan Fransa merkezli Safran ile işbirliğine gitmesi gibi. Mesela TUSAŞ’ın İspanya’ya Hürjet satması gibi. Mesela ASFAT’ın geçen hafta Romanya’ya savaş gemisi satması gibi. AB’nin bürokratik ve hantal yapısı Türkiye’ye sarı kart göstermeye devam etse de Türk savunma şirketlerinin potansiyelinin Avrupalı şirketlerin Avrupalı siyasilerden daha çevik hareket etmesini sağladığını görüyoruz.
TÜRKİYE NE İSTİYOR
BİR önceki yazımda Ankara zirvesinin kritik başlıklarını ve niye önemli olduğunu anlatmıştım. Ankara buluşmasının en önemli başlıklarından biri ‘Avrupalılaşan NATO’ olmaya aday. NATO’nun Avrupalılaşması demek Avrupa ülkelerinin kıtanın savunma ve güvenlik mimarisinde liderliği alması, komuta ve askeri kabiliyetlerini olası risklere karşı birleştirerek en üst düzeyde hazır hale getirmesi demek. Burada NATO’nun hem Avrupa kanadının hem de AB içindeki güvenlik mimarisinin gözden geçirildiğini görüyoruz. NATO müttefiki olan ancak AB üyesi olmayan Türkiye, Avrupa’nın yeni savunma mimarisinde yerini almaya aday ve külfet paylaşımına hazır olduğu mesajı veriyor. Bu samimi de bir mesajdır. Bunu da böyle okumak gerekiyor.🤨