NATO Zirvesinde: Kıyamet senaryosu
NATO görüşmelerinin teknik detayları ortaya çıktıkça;
Bu zirvenin yeni savaş konseptinin en ayrıntılı görüşmelerine sahne olduğunu görüyorum.
Detayları gördükçe;
Önümüzde bir “kıyamet senaryosu” olduğunu anlıyorum.
Nasıl mı?
Anlatayım...
Yeni savaş konsepti kavramını anlamak için;
NATO’nun yeni “tehdit değerlendirmesi”ne bakmak gerekiyor.
Son stratejik analizlere göre;
“Masadaki NATO savunma konsepti sahada yetersiz kaldı.”
Sahayı, ABD-İsrail-İran savaşındaki alan olarak tanımlarsak...
Özeti şudur:
HÜRMÜZ ÖRNEĞİ VE KIZILDENİZ YERALTI KABLOLARI
İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak, dünya enerji hattını kesip piyasaları vurunca algı değişti.
Bir Boğaz’ın kilitlenmesinin dünyayı ne hale getirdiği çok açık şekilde görüldü.
Buna Kızıldeniz’deki denizaltı kablo ağlarının güvenliği eklendi.
Tehdit de şu:
-Örneğin Kızıldeniz’deki fiber optik denizaltı kablo ağları vurulursa;
Avrupa ile Asya arasındaki veri kapasitesi çok büyük oranda kesilir. Bu hattı vurup kesen düşman, kıtalararası finans takasına, para dolaşımına, bulut üzerinden işleyen ticarete ve lojistiğe büyük zarar verebilir. Bu da dünya ekonomisi için bir “felç riski”dir.
İşte kıyamet senaryosu da budur.
Dünyada veri akışının kesildiğini düşünebiliyor musunuz?
Ekonomiden enerjiye, teknolojiden her türlü bilgi akışına tam bir “felç hali”...
Gördüğünüz gibi artık düşman doğrudan hedef almak yerine;
Altyapı yatırımlarına, dünya ekonomisini belirleyen fiber ve siber yapılara saldırabilir.
Her türlü insansız araç, denizaltı, dron bu nedenle çok stratejik bir önem kazanmıştır.🤨