1900’lerden günümüze Meşrutiyet Caddesi No:67
Passage Petit-Champs, Pinto Ailesi tarafından iki caddeyi birbirine bağlayacak şekilde konut ve eğlence mekânı olarak tasarlanmış.
Daha sonra banker Avram Fresko tarafından satın alınan, alt katlarında kafe ve restoranların yer aldığı Fresco Pasajı olarak anılan bina 20’nci yüzyıl başlarından itibaren Yanni Gligoriu Muhallebicisi, Cafe Zivopolion, Champs-Elysées Birahanesi gibi mekânlarla Beyoğlu’nun sosyal yaşamının önde gelen buluşma noktalarından biri olmuş.
Benim hatırladığım dönemi ise 1990’ların ortasında Mehmet Gürs’ün ‘Lokanta’, Coşkun Uysal ile aramızdan çok erken ayrılan Esra Muslu’nun yaratıcı şef mutfağı ‘Moreish’, Maksut Aşkar’ın ‘LilBitz’i gibi dönemlerinin öncü restoranlarıyla başladı. Ardından 2000’lerde NuPera fırtınası esti. Ama maalesef hiçbiri sürdürülebilir olamadı.
Bu özel tarihi bina, ilk katında yer alan sanat galerisi Galerist’in yanı sıra kimi zaman kültür-sanat kimi zaman da gastronomi etkinliklerine ev sahipliği yaptı.
Ve uzun süren bir uyku döneminden sonra pasaj yeniden yeme-içme dünyasının eskiyi aratmayacak bir buluşma noktasına dönüşmeye başladı..
GÜNÜN HER SAATİ...
Yeni yılın ilk ayları olmalı, Pera Müzesi’ndeki bir sergiden çıkmış yürürken haberini aldığım Todos Los Dias’ın neredeyse camdan dışarı taşan enerjisi bizi içeri çekti. Bir bakalım derken barın arkasında duran sevgili arkadaşımız Erim Leblebicioğlu ile karşılaştık.
“Bir şeyler içelim kalkalım, programımız var” derken menüye baktım ve gözüm çok sevdiğim, Viyana’da vazgeçilmezim olan ‘comfort food’ şinitzele takıldı.🤔