SPONSORLUK GİZLENEREK YAPILMAZ
FINANCIAL Times son dönemde futbol ekonomisi üzerine dikkat çekici analizler yayımlıyor.
Bunlardan biri de FIFA’nın, Dünya Kupası’nın medya ve sponsorluk haklarını yönetecek yeni ticari yapının yüzde 20’sini yatırımcılara satmayı planladığı haberiydi.
Haber yayımlanır yayımlanmaz futbol dünyası karıştı.
Zaten FIFA Başkanı Gianni Infantino son dönemde Avrupa futbolunun en çok eleştirdiği isimlerden biri. Dünya Kupası’ndaki birçok uygulaması nedeniyle UEFA’dan, federasyonlardan ve kulüplerden ciddi tepki görüyor.
Bu proje de eleştirilerin merkezine oturdu.
“Bu, spor ekonomisinde yeni bir eşik” denildi.
Doğru; kulüpler satıldı. Ligler yatırım fonlarına açıldı. Şimdi de Dünya Kupası’nın gelecekteki gelirleri finansallaştırılıyor.
Tepkiler büyüyünce Infantino geri adım attı.
FIFA Forward Enterprise projesinin rafa kaldırıldığını açıkladı.
Futbol artık yalnızca bir spor değil; dünyanın en büyük eğlence endüstrilerinden biri. Böyle bir ekonominin yeni finansman modelleri araması da kaçınılmaz.
Ben bu tür modellere peşinen karşı değilim.
Yeter ki kuralları açık ve denetlenebilir olsun.
Asıl mesele paranın sisteme girmesi değil; o paranın nasıl girdiği ve nasıl yönetildiği.
Aslında bu tartışma sadece FIFA’nın meselesi de değil.
Türkiye’de de yıllardır sponsorluk ilişkilerini konuşuyoruz.
Yeni finansal modeller geliştirilebilir. Yeni yatırım yapıları kurulabilir. Benim için tek bir ön şartı var.
Çünkü biz hâlâ “İsmini açıklamak istemeyen sponsor” cümlesini duymaya devam ediyoruz.
Oysa sponsorluk gizlenerek yapılmaz.
Bir sponsorun en büyük sermayesi adıdır.
Adını söyleyemediğiniz gün, sponsorluk olmaktan çıkar; soru işaretine dönüşür.
Futbolun bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey para değil; güvendir.