'Bu gezegenin gerçek hükümdarı biz değiliz': Dünya'nın derinliklerinde kol gezen gizemli şeytan solucanları
Ayaklarınızın altındaki zemini delip Dünya'nın kabuğuna doğru inmeye başlasaydınız, çok geçmeden kendinizi rahatsız hissederdiniz.
Gezegenin erimiş çekirdeğine biraz daha yaklaşırken güneş ışığı yok olur. Sıcaklık ve basınç artar. Derin yeraltı suları kayalardaki çatlakları ve boşlukları doldurur.
Yaklaşık 1,3 kilometre gibi kavurucu derinliklere indiğinizde burada hiçbir şeyin yaşayamayacağını düşünmeniz anlaşılabilir.
Ama şanslıysanız onları görebilirsiniz: Milyarlarca ve milyarlarca bakteri, burada parlak turuncu ya da beyaz örtüler oluşturur.
Yanınızda bir mikroskop olsaydı, ağzındaki uzantıları kullanarak kayaların üzerinde ilerleyen küçücük solucanları da görebilirdiniz.
Bu, mikropların peşinde dolaşan ve şeytan solucanı olarak bilinen Halicephalobus mephisto.
Son derece küçük ve yalnızca birkaç saç telinin genişliği kadar uzunlukta olsa da içinde bulunduğu minyatür ekosistemde bir balina kadar büyük olduğu söylenebilir.
Kaya üzerinde büyüyen sümüksü mikrobiyal tabakanın içinde öldüğünde, bedeni muhtemelen bakteriler ve diğer yaşam biçimleri tarafından tüketilir ve böylece bu tuhaf yaşam döngüsü devam eder.
1980'lerden önce çoğu biyolog, yaşamın yüzeyin yaklaşık 30 santimetre altında bittiğini düşünüyordu.
Şeytan solucanının 2011 yılındaki keşfi, Dünya'nın derinliklerine ilişkin anlayışımızda sarsıcı bir değişim yarattı.
Southern California Üniversitesi'nden jeomikrobiyolog Karen Lloyd, "Eğer orada bir solucan varsa acaba başka neleri gözden kaçırıyoruz?" diye soruyor.
Şimdi bilim insanları şansın da yardımıyla bir şeytan solucanından yavrular elde etmeyi başardı ve türün sıcak ve karanlıkta nasıl hayatta kaldığını anlamak için torunlarını yoğun biçimde inceliyor.