Doğrusunu söylemek gerekirse ‘Köpek ve Yıldızlar’ kendi ligindeki adımların pek de önüne geçemiyor. Öyküsü, gelişmeleri, uğradığı istasyonlar bildik, tanıdık. Ama öte yandan Ridley Scott gibi bir ustanın elinden çıktığı için izlenmesi zevkli çünkü film akıp gidiyor. Scott yaşlandıkça aksiliği (!) artan ama öte yandan üretkenliği hiç sekteye uğramayan bir yaratıcı. Son dönemdeki ‘Napolyon’ ve ‘Gladyatör II’ her ne kadar beklenenin altında kalsa da ilgi gören ve tartışılan yapımlar oldu. Bence üstadın repertuvarındaki son büyük film ‘Son Düello’ydu (The Last Duel). Bu arada ironik bir durum: Yönetmenin ilk filmi de ‘Düellocular’dı (The Duellists/1977).
Evet, katıksız bir Ridley Scott hayranı olan bendeniz de ‘Köpek ve Yıldızlar’ı çok beğenmedim (oysa fragmanını izlediğimde son zamanlarda en çok heyecanlandığım film olmuştu). Fakat yine de daha önce belirttiğim gibi seyir zevki yüksek ve kendinizi kaptırdığınızda içinde kaybolacağınız bir yapım olmuş. Özellikle Bangley hangardayken yapılan saldırı bölümü filmin aksiyon açısından zirvesi ve yönetmen bu alandaki maharetlerinin eskimediğini bir kez daha göstermiş. İşte bu aşamada önemli bir noktanın altını çizmek isterim. Kasım 2026’da 89 yaşına girecek Ridley Scott’ı fazlasıyla üretken ve bu tür bir projenin üstesinden gelebilen bir yönetmen profili çizdiği için bence özel olarak tebrik etmek gerekiyor. Üstüne üstlük çarşamba günü basına yansıyan açıklamalarında 2017 tarihli, Michael Fassbender’lı ‘Alien: Covenant’ filminin devamı için çalıştığını belirtti.
‘Köpek ve Yıldızlar’ın oyuncularına gelince... Son dönemin yükselen ismi Jacob Elordi pilot Hig’de kederli, acıyla yüklü ama umut dolu bir karakter çiziyor. Josh Brolin her zamanki gibi sert ve yer yer kendiyle dalga geçen bir profile, Bangley’ye hayat veriyor. Çiftçi baba-kızda Guy Pearce ve Margaret Qualley karşımıza gelirken özellikle Pearce göründüğü her karede fazlasıyla karizma yayıyor. Allison Janney, ---Grand Junction ziyareti kısmında görünürken karikatürize bir karakter sunmuş ki filmin bence en yama gibi duran bölümü burasıydı.
Ridley Scott, İtalyan La Stampa gazetesine verdiği söyleşide filmini tanımlarken “Bu benim kıyametim. Kâr çağında yaşıyoruz ve kimse gezegene ne olduğunu umursamıyor” demiş. Birçok karesiyle aslında western ruhu ve dokusu taşıyan ‘Köpek ve Yıldızlar’ her ne kadar ortalamayı aşamıyorsa da izlenmeye değer bir yapım. Bu arada çekimleri İtalya’da gerçekleştirilen filmde görüntü yönetmeni Erik Messerschmidt’in özellikle gökyüzü sahneleri çok iyiydi.
Tek gecelik ilişkilerin yılın sadece bir gününde serbest olduğu kurgusal bir New York ortamında terk edilmiş Owen ve romantik Allie aslında basit bir kaçamaktan daha fazlasını aramaktadır. Bu özel gecede yolları kesişir ama kimi yanlış anlaşılmalar karmaşaya neden olacaktır. Will Gluck’ın yönettiği ‘Sadece Bir Gece’nin (One Night Only) kadrosunda Monica Barbaro, Callum Turner, Maya Hawke, Julia Fox, King Princess, Ziwe, Ben Marshall ve Molly Ringwald var.
- Haftanın menüsündeki diğer yapımlar şöyle: ‘Kuşatma Kayıtları’ (Chronicles From The Siege/Yön: Abdallah Al Khatib), ‘Dolly’ (Yön: Rod Blackhurst), ‘Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya’da’ (Yön: Ahmet Küçükkayalı), ‘Cebran’ (Yön: Meriç Erseçgen), ‘Coyote Acme’ye Karşı’ (Coyote vs. Acme/Yön: Dave Green), ‘Tad’in Sihirli Lambası’ (Tadeo Jones y la Lampara Maravillosa/Yön: Enrique Gato), ‘Atatürk: Zaferin Şafağı’
(Yön: Hüseyin Sezay Tütüncüler).
- Bu hafta ayrıca 2001 yapımı ‘Harry Potter ve Felsefe Taşı’ (Harry Potter and the Sorcerer’s Stone Yön: Chris Columbus) filmi de tekrar vizyona giriyor.