EN SEVDİĞİM ŞEY SEYİRCİYİ KIŞKIRTMAK
Oyuncular sık sık karakterlerini yargılamadan inşa ettiklerini söylerler. Sizin karakterinizin içinde geliştiremediği bir duygusal dünya var. Bu açıdan, onunla hangi noktalarda empati kuruyorsunuz? Varoluşunda sizi etkileyen nedir?
- Kesinlikle empati kuruyorum. Karakterlerle ortak noktalar bulmaya ve onları anlamaya çalışıyorum. Aslında en çok sevdiğim şey seyirciyi kışkırtmak; bence bu da işimin bir parçası. Seyircinin soru sormasını sağlamak, onları düşünmeye teşvik etmek.
Bu yüzden karakterlerin karmaşık olmasını seviyorum; siyah ya da beyaz olmamalarını, kesinlikle gri alanda hareket etmelerini... Karakterimin bu meslekte etik açıdan sorgulanabilir olmanın çok ötesinde, insan hayatının değeri, ahlaki sınırların nerede ihlal edildiği meselesi de burada devreye giriyor. Bir kez çizgiyi aştığınızda, bir dahaki sefere aşmak daha kolay oluyor.
Ama günün sonunda, ekranda seyirciye bir ayna tutmaya da çalışıyorum. İnsanların karakterde kendilerinden bir şeyler görebilmelerini istiyorum. Böylece belki karaktere bir şekilde yakınlık duyar, ondan etkilenir, merak eder ve bazı anlarda onunla empati kurarlar.🙄