Türkiye bağlantısız değil çok bağlantılı bir ülke
CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın Şanghay mesajını “Doğu mu, Batı mı?” diye okumak eksik kalır.
Erdoğan, Türkiye’nin Çin ve Rusya öncülüğündeki Şanghay İşbirliği Örgütü’yle ilişkilerini tam üyelik düzeyine taşıyabileceğini söyledi. Ancak bunun Batı’dan ya da NATO’dan kopuş anlamına gelmediğini özellikle belirtti. Türkiye şu anda örgütün diyalog ortağı...
Bana göre burada daha ilginç bir kavram doğuyor.
Çok bağlantılı ülke...
Eski dünyanın sorusu şuydu.
Türkiye NATO’da olabilir, AB’yle Gümrük Birliği içinde bulunabilir, Çin’le ticaretini büyütebilir, Rusya’yla enerji ilişkisi kurabilir, Şanghay’la yakınlaşabilir. Orta Asya ve Körfez’le stratejik bağlarını artırabilir.
Bu kolay bir denge değil.
Ama başarılı olursa jeopolitik avantaj.
Türkiye bağlantısız değil, çok bağlantılı ülke olmanın yol haritasını yazıyor.
Asıl soru şu...
Ülkeler tek bir bloka mı ait olacak?
Yoksa aynı anda birkaç masada oturabilmek yeni stratejik üstünlük mü olacak?
Göreceksiniz Türkiye çok yakında bütün bu dengeleri kuran, dünyayı yeniden yorumlayan bir ülke olarak dile getirilmeye başlanacak.
Çünkü yeni dünyanın gücü belki de bir masayı seçmekten değil, bütün masalarda söz sahibi olabilmekten geçecek.
Türkiye’nin coğrafyası yıllarca kaderi olarak anlatıldı.
Belki de artık o coğrafyayı kader değil, kaldıraç olarak görmenin zamanı.
Türkiye’nin önündeki büyük fırsat da tam burada duruyor.