Fon krizinde 'Ponzi' şemasına 'Madoff' çıkışı: Fon krizinde tasfiye edilen fonlar için üç maddelik öneri paketi
Eski Maliye Başmüfettişi, Gelirler Genel Müdürü ve CHP Grup Başkanvekili M. Akif Hamzaçebi tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin öneri paketi paylaştı. Hamzaçebi, yatırımcı alacaklarının para piyasası fonlarına öncelik verilerek hızla ödenmesini, şişirilmiş değerler üzerinden kişisel hesaplara kaynak aktardığı iddia edilen fon sahip ve yöneticilerinin malvarlığına el konulup cezai kovuşturma açılmasını, ayrıca "sebepsiz zenginleşme" hükmü çerçevesinde bu değerlerin geri alınmasına yönelik yasal düzenleme yapılmasını istedi. Hamzaçebi, "Kurduğu Ponzi Şeması ( Saadet Zinciri ) ile ABD tarihinin en büyük mali dolandırıcısı olarak kabul edilen Bernie Madoff’un şirketinin tasfiyesinde şişirilmiş değerler değil güncel piyasa fiyatları (gerçekçi değerler) esas alındı. Bizde de böyle yapılmalı, özellikle para piyasası fonları dışındaki fonlarda ( serbest fon) , kazancın ötesine geçerek “VURGUN”a dönüşen bu olayda soygun niteliğindeki değerlerin geri alınması yolunda yasal düzenleme yapılmalıdır" dedi.
Hamzaçebi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, özellikle para piyasası fonları dışındaki fonlarda yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bekleyen emirlerin fonun ödemekle yükümlü olduğu borç olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Hamzaçebi, para piyasası fonu (PPF) yatırımcılarının alacaklarına öncelik verilerek ödemelerin hızlı ve eksiksiz biçimde yapılmasını önerdi.
Hamzaçebi, ödemelerin ardından kalan tutarın tasfiye esasları çerçevesinde dağıtılmasını istedi.
Hamzaçebi'nin paylaşımı şöyle:
"Bekleyen emirlere konu olan tutarlar Fonun ödemekle yükümlü olduğu borç olarak kabul edilmeli, PPF’lere öncelik verilerek ödemelerin hızla ve eksiksiz yapılması için çözüm üretilemeli ve bu ödemeler yapıldıktan sonra kalan miktar tasfiye esasları çerçevesinde dağıtılmalıdır.
Olmayan kazancı ( gerçekte yatırımcının parasını ) şişirilmiş değerler vasıtasıyla şahsi hesaplarına aktaran fon sahip ve yöneticilerinin malvarlıklarına el konulması yanında, haklarında cezai kovuşturma da yapılmalıdır. 2003 Aralık ayında çıkan 5020 sayılı Kanunda 2001 krizinde batan bankaların sahip ve sorumlularının malvarlıklarına da gidilmesi konusunda düzenlemeler yapılmıştı. Bu bir örnek olabilir.
Kurduğu Ponzi Şeması ( Saadet Zinciri ) ile ABD tarihinin en büyük mali dolandırıcısı olarak kabul edilen Bernie Madoff’un şirketinin tasfiyesinde şişirilmiş değerler değil güncel piyasa fiyatları (gerçekçi değerler) esas alındı. Bizde de böyle yapılmalı, özellikle para piyasası fonları dışındaki fonlarda ( serbest fon) , kazancın ötesine geçerek “VURGUN”a dönüşen bu olayda soygun niteliğindeki değerlerin geri alınması yolunda yasal düzenleme yapılmalıdır.
"PYŞ yöneticileri vekalet görevini kötüye kullandı"
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Yatırım Fonlarını düzenleyen 52. Maddesine göre” Buna göre Portföy Yönetim Şirketlerinin ( PYŞ ) yöneticileri, yatırımcıların ( yatırım fonu katılma payı sahiplerinin ) haklarını koruyacak şekilde hareket etmemişlerdir. Aynı maddede ayrıca bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanununun vekaletle ilgili 502-514’üncü maddeler hükümleri uygulanacaktır. Buna göre PYŞ yöneticileri vekalet akdini kötüye kullanmışlardır. Kanunla verilen görevin yapılmaması, vekalet akdinin kötüye kullanılması suç olmanın ötesinde sonuçları olması gereken fiillerdir.
Yatırımcı güvenini kötüye kullanıp manipülatif işlem yaparak şişirilmiş değerler oluşturan fon sahip ve yöneticilerinin, yatırımcıların uğradığı zarardan şahsi malvarlıkları ile sorumlu tutulabilmeleri için yasal düzenleme yapılmalıdır.
"Sebepsiz zenginleşme" vurgusu
Borçlar Kanunu Madde 77’de ”ile ilgili şu hüküm yer almaktadır.” Çok kısa zamanda % binler gibi oranlarla elde edilen kazançlar kanaatimce “sebepsiz zenginleşme” tanımına uymaktadır. Konuyu hukukçuların tartışmasında yarar var. Eğer sebepsiz zenginleşme var denilirse zarara uğrayan yatırımcıların tek tek dava açmaları gerekir. Elbette ki çözüm bu olamalı. Yukarıda belirttiğim gibi başkasının tasarruflarından sebepsiz yere zenginleşen kimselerden bu değerlerin geri alınması için yasal düzenleme yapılmalıdır."
Bernie Madoff dosyası: Wall Street tarihinin en büyük saadet zinciri
ABD'li yatırımcı Bernie Madoff, yıllarca Wall Street'in saygın finansçılarından biri olarak tanındı. Ancak 2008'de küresel finans krizinin ortasında ortaya çıkan gerçek, Madoff'un yönettiği yatırım sisteminin aslında tarihin en büyük Ponzi dolandırıcılıklarından biri olduğunu ortaya çıkardı.
Madoff, yatırımcılara yüksek ve istikrarlı getiriler sağlıyormuş görüntüsü verirken, gerçekte yeni yatırımcılardan aldığı parayı daha önce sisteme giren yatırımcılara ödeme yapmak için kullanıyordu. Yani ortada yatırımcılara açıklanan büyüklükte gerçek bir yatırım getirisi bulunmuyordu. Sistem, yeni para girişinin devam etmesine dayanıyordu.
Madoff'un kurduğu yapı onlarca yıl boyunca sürdü. 1960'ta kurduğu Bernard L. Madoff Investment Securities şirketi üzerinden faaliyet gösteren Madoff, zamanla Wall Street'te itibar kazandı ve Nasdaq'ın yönetiminde de görev aldı. Bu itibar, yatırımcıların sisteme duyduğu güveni artırdı.
Dolandırıcılık mekanizmasının temelinde ise sahte işlemler ve finansal kayıtlar vardı. Madoff'un ekibi, gerçekte yapılmamış hisse alım-satımlarını yapılmış gibi gösteriyor, yatırımcılara sahte hesap dökümleri gönderiyordu. Sistemin dışarıdan gerçek bir yatırım faaliyeti gibi görünmesi için çok sayıda sahte belge ve işlem kaydı oluşturuldu.
Sistem nasıl çöktü?
Madoff'un sistemi, yatırımcıların aynı anda paralarını geri istemesiyle sürdürülemez hale geldi. 2008'de finansal kriz derinleşirken yatırımcıların para çekme talepleri arttı. FBI kayıtlarına göre yatırımcıların yaklaşık 1,5 milyar dolarlık çekim talebine karşılık Madoff'un hesabında yalnızca yaklaşık 300 milyon dolar bulunuyordu.
Madoff, 10 Aralık 2008'de ailesine ve yakın çevresine sistemin çöktüğünü söyledi. Ertesi gün oğullarının avukatı durumu yetkililere bildirdi. FBI ajanları kısa süre sonra Madoff'un evine giderek kendisini sorguladı. Madoff, dolandırıcılık yaptığını kabul etti ve sistemin bir "Ponzi şeması" olduğunu söyledi.
Madoff, 12 Mart 2009'da 11 federal suçtan suçunu kabul etti. Aynı yıl 29 Haziran'da 150 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2021'de cezaevinde hayatını kaybetti.
Yatırımcıların parası ne oldu?
Dosyanın en dikkat çekici taraflarından biri de dolandırıcılığın ortaya çıkmasından sonra başlatılan varlık geri alma süreci oldu.
ABD Adalet Bakanlığı ve diğer kurumlar, Madoff ve çevresindeki isimlerden elde edilen varlıkları tespit ederek mağdurlara dağıtmaya başladı. Bunun yanında bazı yatırımcılardan, sisteme yatırdıklarından daha fazla para çektikleri gerekçesiyle aldıkları paraların bir bölümünü geri vermeleri istendi. Böylece daha önce sistemden para kazanmış görünen bazı yatırımcıların hesapları da yeniden incelendi.
ABD Adalet Bakanlığı'nın Aralık 2024'te açıkladığı son dağıtım kapsamında, 40 bin 930 mağdura toplam 4,3 milyar doların üzerinde ödeme yapıldı. Bu ödemeler, mağdurların dolandırıcılık nedeniyle uğradığı kayıpların yaklaşık yüzde 93,71'ini karşıladı. Ödemeler 127 ülkedeki mağdurlara ulaştı.
Bu nedenle Madoff dosyası yalnızca büyük bir finansal dolandırıcılık vakası olarak değil, aynı zamanda dolandırıcılıkta el konulan varlıkların tespit edilmesi, geri alınması ve mağdurlara dağıtılması süreci açısından da önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.