Vahşet yine çağrıda bulununca...
Eski asker James Belmont Alaska’da fırtınaya yakalanmamak için uçağıyla havalanır. Yanında savaş zamanlarında birlikte çalıştığı sadık köpeği Odin de vardır. Lakin uçuş sırasında kalp krizi geçirir ve suya inmek zorunda kalır. David Ayerimzalı ‘Vahşinin Kalbi’nde Brad Pitt ve bir Alman çoban köpeğinin vahşi doğada hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi izliyoruz.
Eski bir Özel Kuvvetler Komutanı olan James Belmont, Alman çoban köpeği Odin’le Alaska’da, deniz uçağıyla birlikte indiği cennetvari yerde birkaç gün geçirmekte, birçok muharebede birlikte onca tehlike yaşadığı sadık dostuyla avareliğin tadını çıkarmaktadır. Çevreyi kolaçan ederken yöreyi çok iyi tanıyan Watkins’le karşılaşırlar. Başta Belmont’a tekinsiz gelen yaşlı adam içkilerini paylaşır, sohbet eder ve sabah erkenden gider. Geride ikram edilen bira karşılığı köpeklere ilişkin kimi gözlemler içeren bir kitap bırakır.
Yaklaşan fırtınayla birlikte Belmont, Odin’i yanına alır ve uçağıyla havanın daha iyi olduğu yerlere gitmek üzere yola çıkar. Lakin uçuş esnasında emekli asker kalp krizi geçirir ve dümen hâkimiyetini kaybeder. Bu sırada Odin, Cessna tipi uçaktan aşağıya düşerken Belmont da bir şekilde suya iniş yapar. Kıyıya çıkar, bitap durumdaki köpeğini bulur, eşyasını ve kamp malzemelerini derinlikteki uçaktan alır, en yakın merkeze doğru rota belirler. Medeniyet 58 mil uzakta görünmektedir. Bu kurtuluşa doğru yolculuk, ikilinin bağının daha kuvvetlenmesi ve yeni ölümcül sınavlardan bir kez daha geçilmesi anlamına gelecektir...🤫
‘Acımasız Hayat’ (Harsh Times/2005), ‘Tehlikeli Takip’ (End of Watch/2012), ‘Suicide Squad’ (2016), ‘Bright’ (2017), ‘Arıcı’ (The Beekeeper/2024) gibi aksiyon dozajı yüksek çalışmalarıyla tanıdığımız David Ayer, 2014’te çektiği ‘Fury’ adlı yapıtında Brad Pitt’le çalışmıştı. Söz konusu yapım görsel yanıyla etkiliydi ve seyircisini savaş olgusu üzerine zihinsel bir yolculuğa çıkarıyordu. Filme ilişkin eleştiri yazımda da belirtmiştim; ana karakterlerden birinin ifadesi çarpıcıydı: “İdealler barış içerir, tarihse şiddet...” 2. Dünya Savaşı’nı fon olarak kullanan ‘Fury’ bir grup asker eşliğinde meselenin kanlı, kirli, acımasız yanlarını perdeye taşıyordu. Yıl 2026 ve David Ayer-Brad Pitt ikilisi bu kez karakter sayısı sınırlı (!) bir öyküyle yeniden huzurlarımızda.